Diyabet Nedir
Diyabet Nedir ?
Şeker Hastalığı veya bilimsel adıyla diyabet hastalığı, gerektiği şekilde kullanılamayan glikozun (şekerin) kanda yükselmesi, böbreklerin bu yükselmiş şekerin idrardan geri kazanımını (geri emilimini) sağlayamadıkları için idrara şeker kaçması demektir Normal bir kişide Açlık kan şekeri: 100 mg veya daha
Bir kişiye DİYABET diyebilmek için;
Açlık kan şekerinin 126 mg/dl veya üzerinde,
Herhangi bir saatte bakılan kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ve beraberinde çok su içme, çok idrara çıkma veya açıklanamayan kilo kaybı olması,
75 gr glikoz içerek yapılan şeker yüklemesinden iki saat sonra kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla bulunması gerekmektedir.
Belirtiler;
İnatçı hiperglisemi neredeyse şeker hastalığı ile ilgili sizi uyarabilecek tüm belirtilere sebep olur.Bu belirtiler:
Sık sık idrara çıkma
Aşırı susama
Bulanık görme
Halsizlik,bitkinlik
Beklenmedik kilo kaybı
Acıkma hissidir.
Mide bulantısı
Kusma
Nefes kokusu
Erkeklerde iktidarsızlık
Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu
Adetten kesilme
Kuru ve kaşıntılı deri
Yaraların geç iyileşmesi
Sık sık idrara çıkma (poliüri) hissi vardır. Çünkü kan şekeri yükseldiğinde böbrekler ememedikleri fazla şekeri atmak için çalışırlar. Genellikle kan glikozu 180 mg a ulaştığında idrarda glikoz atılmaya başlar (glikozüri). Uzun zamandır şeker hastası olanlarda bu seviye çok daha fazla yükselmeden idrarda glikoz çıkmayabilir.
İdrarla atılan şeker beraberinde suyun da atılımını sağlar.Böylece oluşan sıvı kaybı ile aşırı susama (polidipsi) hissi oluşur. Bu belirti çoğu zaman hastalar tarafından sadece ağız kuruluğu olarak hissedilir.
Bulanık görmede bu susuzluk periyotları esnasında gözdeki glikoz ve su seviyelerindeki değişikliğe bağlıdır.
Hücreler yakıt maddeleri olan glikozu yeterince alamadıkları için halsizlik ve bitkinlik oluşur. Bu kayıp yakıtı yerine koyabilmek için vücutta biriken yağlar yakılmaya başlar ve kilo kaybı ile birlikte aşırı acıkma hissi oluşur.Yağ hücreleri bozularak ketonlara dönüşür ve bu ketonlar idrarla atılır. (ketonüri)Kan şekeri yükselince deri enfeksiyonlarında artış olur.Şeker bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşturur.
Yüksek glikoz düzeyleri sinir harabiyetine sebep olarak geceleri ayak ağrıları ve kramplara sebep olabilir.
Diyabetin farklı tipleri mevcuttur. Ancak en sık görülen üç tipi:
Tip 1 diyabet: Tüm diyabetlilerin % 5-10 unu oluşturan tip 1 diyabet Genellikle insüline bağımlı diyabet (diabetes mellitus) veya juvenil diyabet olarak adlandırılır. Tip 1 diyabetin bir otoimmün hastalık olduğu artık bilinmektedir.Vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyan mekanizmamız (immun sistem= Bağışıklık sistemi) vücudun kendisine yönelerek pankreastaki insülin üreten beta hücrelerini yok eder.Vücutları hiç insulin üretmez. Tipe 1 diyabet genellikle çocukluk çağlarında oluşur ancak daha geç yaşlarda ortaya çıkar.Genellikle 40 yaşın altındadırlar ve ince yapılıdırlar. İnsülin enjeksiyonu gerekir.Her iki cinste görülme oranı eşittir. Beyaz ırkta daha çok görülür.
Tip 2 diabet: 20 yaş üstündeki tüm diyabetlilerin %90-95 ini oluşturan Tip 2 diyabet insüline bağımlı olmayan diyabet veya yetişkin tipi diyabet olarak adlandırılır. Tip 2 diyabette pankreas bir miktar insülin üretir ancak glikozun hücre içine alınması için yetersizdir.Genellikle 40 yaşın üstünde ve şişman yapılıdırlar.Genellikle uygun diyet ve egzersizle diyabet kontrol altına alınabilir. Ancak medikal tedavi ve insülin enjeksiyonu da gerekebilir.
Gestasyonal diyabet: Gebelik esnasında gelişen ve gebelik diabeti olarak adlandırılan hastalık.Genellikle hamilelikten sonra kaybolur.Hastaların yarısından çoğunda ise Tip 2 diyabet olarak devam eder.
Osmangazi Tıp Merkezi
Ulubatlı Hasan Bulvarı No: 46 Osmangazi / BURSA
Tel: 0 (224) 270 05 05
© 2009 Osmangazi Tıp Merkezi All Rights Reserved.
Joomla Templates designed by Best Joomla Hosting