Diyabet Tedavisi
Diyabet tedavisi
Diyabet tedavisinde temel hedef kandaki şeker düzeyini “sürekli olarak normal ya da normale yakın değerde” tutmaktır. Bunun ilk basamağını perhiz oluşturur. Genel ilkelerin dışında perhiz, kişinin fizyolojik yapısına (cins, yaş, kilo), sağlık durumuna (Tip 1 yada Tip 2 diyabet, gebelik diyabeti, diyabete eşlik eden başka hastalıklar vb.) ve toplumsal konumuna (okul, meslek, yaşam biçimi vb.) göre düzenlenir. Amaç, diyabetlinin dengeli ve doğru beslenmesidir. Diyabet perhizi tek cümleyle şöyle özetlenebilir: Gereken, zamanında ve yeterince yenmelidir. “Gereken”, besinlerin türünü; “zamanında”, düzenlenen öğünlerin aynı saatte alınmasını; “yeterince” verilen miktarın aşılmamasını ifade eder.
Diyabet tedavisinde amaç iyi metabolik kontrol sağlanmasıdır. İyi metabolik kontrol kavramı hastanın yaşına, başka hastalıklarının varlığına, komplikasyonların varlığına ve gebelik olup olmamasına göre de farklılıklar gösterir. Genel olarak iyi metabolik kontrol kriterleri şu şekilde ifade edilebilir:
| Açlık kan şekeri (öğünler öncesi dahil) 70-110 mg/dl |
| Postprandial (1.saat) kan şekeri <160 mg/dl |
| Postprandial (2.saat) kan şekeri <140 mg/dl |
| HbA1c <% 7 |
| İdrarda glikoz ve keton negatif. |
Tip 1 Diyabet'te insülin kullanılır.1921 de insülin keşfedilmeden önce Tip 1 diyabetli hastalar genellikle 1-2 yıl içerisinde ölürlerdi. Ancak günümüzde insan insülinine neredeyse eşdeğer olan birçok kimyasal insülinin piyasaya verilmesi ile kan şekeri kontrol altında tutulabilmektedir. İnsülin tedavisi ile kan şeker düzeyleri mümkün olduğunca kontrol altına alınır ve bunu yaparken de tehlikeli hipoglisemi oluşmasının önüne geçilmeye çalışılır.Bunun için her hastada doz ve kullanılacak insülin'in tipi Doktor tarafından ayrı ayrı belirlenmelidir.
- Kısa etki süreli ve hızlı etki gösterenler. Bu insülinlerin berrak bir görüntüsü vardır.
- Etkisi yavaş başlayıp orta derecede veya uzun etki süreli olanlar. Bunların görüntüsü bulanıktır.
- Kısa etkili ve orta etkili insülinin belli oranda hazırlanmış karışımları ile değişik etki süresi gösterenler ortak gruplandırılırlar.
- Uzun etki süreli insülinler. Bu insülinlerin rengi de berraktır
|
| İnsülin Etki | Pik Etkisi | Etki Süresi | |||
| Hızlı etkili - Berrak |
| <15 dakika |
| 0,5 - 1,5 saat | 2 - 4 saat | |
| Kısa etkili insülin - Berrak |
| 0,5 - 1 saat |
| 2 -3 saat | 3 - 6 saat | |
| Orta etkili insülin - Bulanık |
| 2 - 4 saat |
| 4 - 10 saat | 10 - 16 saat | |
| Uzun etkili insülin - Berrak |
| 2 - 4 saat |
| Pik yok | 24 saat 16-24 saat | |
|
|
|
|
|
|
|
|
Tip 2 Diyabet tedavisinde her zaman insulin kullanmaya gerek olmayabilir. Ama Diyabetin ilerleyici bir hastalık olduğu kesinlikle unutulmamalı ve her hastanın günün birinde insülin tedavisine başlamak zorunda kalabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Tip 2 Diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar:
Sulfonilüre grubu ilaçlar.Bu ilaçlar pankreası uyararak daha fazla insülin üretimini ve açığa çıkmasını sağlarlar.Bu da kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutar.Bu ilaçların etkili olabilmesi için pankreasta etkin beta hücrelerinin olması gerekmektedir.Hemen hepsi yemekten 4 saat sonra hipoglisemiye neden olabilir ancak bu seyrek görülen bir durumdur.Kullanılacak sulfonilüre'nin seçimi hastanın yaşına ve böbrek işlevlerinin durumuna bağlıdır.Yaşlı hastalarda klorpropamid ve glibenklamid gibi uzun etkili sulfonilüreler yerine gliklazid yada tolbutamid gibi kısa etkililer kullanılırsa hipoglisemi gelişme riski azaltılmış olur.Kilo alımını sınırlandırılması ile kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda kullanılmalıdır.Çünkü bu grup ilaçlar kilo alımını kolaylaştırıcı etkiye sahiptirler.Şişman hastalarda ise kullanılmamalıdır.(Bu hastalarda metformin kullanılması önerilir.) Klorpropamid, Glibenklamid, Glibornurid, Gliklazid, Glimepirid, Glipizid, Glikidon, etken maddesi içeren ilaçlar Sulfonilüre grubu ilaçlardır.
Biguanidler (Metformin) Karaciğerde depolanan glikozun salınımını azaltır. Aminoasit ve yağlardan glikoz üretimini azaltır ve glikozun vücutta kullanımını arttırır.Etkili olabilmesi için pankreasta Langerhans adacık hücrelerinin az da olsa etkin olması gerekmektedir.Sıkı diyet ve sulfonilüre ler etkili olamazsa kullanılmalıdır.Ancak şişman hastalarda ilk ilaç olarak kullanılabilir. Hipoglisemi oluşturma tehlikesi yoktur.Böbrek bozukluğu olanlarda laktik asidoza sebep olabileceğinden kullanılmamalıdır.Piyasada ki tek formu Metformin etken maddeli ilaçlardır.
Akarboz: Bu grup ilaçlar bağırsaklardan nişasta ve sukroz sindirimini ve emilimini yavaşlatarak kan şekerini düşürürler. Sulfonilüre veya Biguanid grubu ilaçların tek başına etkili olmadığı durumlarda tedaviye eklenirler.
Thiazolidinedionlar: Bu grubun kullanımda olan iki üyesi rosiglitazon ve pioglitazon’dur. Temelde yağ ve kas hücrelerinde insülin direncini azaltırlar. Farmakogenetik tedavinin bir örneğini oluştururlar ve etkilerini PPARγ (Peroxisome-proliferator active edici resptör-gama) reseptör agonisti etki ile gösterirler. Fibroblastlardan adiposit oluşumu üzerine etkilidirler, hafif su tutucu etkileri vardır, kalp yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.Ülkemizde rosiglitazon mevcuttur ve tedavi dozu 4-8 mg/gün’dür. Tedavi sırasında karaciğer fonksiyon testleri takip edilmelidir.
Non-sülfonilüre sekretogoglar (Glinidler): Benzoik asid derivesi olan repaglinid ile fenilalanin derivesi olan nateglinid bu grubun iki üyesidir. Beta hücrelerinde SUR dışında bölgelere bağlanırlar, özellikle postprandial hipergliseminin tedavisinde endikedirler. Açlık kan şekeri normal veya hafif üzerinde olan ancak 2. saat kan şekeri 200 mg/dl üzerindeki hastalar için bir seçenektir. Repaglinid’in 0.5-1-2 mg’lık tabletleri vardır ve uygun doz tedrici olarak artırılarak bulunur. Nateglinid 120 mg’lık tek dozaj şeklindedir ve her öğün öncesi alınmalıdır.
Diyabet hastaları için önemli öneriler
Diyet, alkol kullanımı, aktivite seviyesi, stres, hastalıklar ilaçlar ve hormon düzeylerindeki değişiklikler gibi bir çok faktör kan şekeri düzeylerini etkiler.Fakat düzey kendikendine sıkı sık yapılacak kan şekeri testleri ile izlenebilir.Böylece kan şekeri seviyelerindeki değişikliklere göre tedavi ayarlanabilir. Bazı öneriler:
Beslenme:
Diabetli hastalarda kan şekerinin normal düzeylerde tutulabilmesi için beslenme çok önemli rol oynamaktadır. Önemli olan az yenmesi değil ihtiyacı karşılayacak yiyeceklerin yenmesidir.Yiyecekler 4 esas gruba ayrılır:*Sebze ve meyveler(portakal, elma, muz, havuç,ıspanak), *hububatlar,tahıllar ve ekmek (buğday, pirinç, arpa, yulaf) ,* mandıra ürünleri (süt, krema, yoğurt) *etler, kümes hayvanları,balık,yumurta vs. Bu 4 esas grubun herbirinden hergün yenmesi önemlidir. Böylece vücüdun ihtiyaç duyduğu bütün besinler alınmış olur. Yiyeceklerdeki esas besinler: karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitamin ve minerallerdir.Karbonhidratlar vücuda enerji verir. Diabetlilerde en uygun seçim fasulye, bezelye, mercimek, tahıllar, hububatlar, sebze ve meyvelerdir.Proteinler arasında ise en uygun seçim hafif etler ve az yağlı mandıra ürünleridir. Lifli gıdalar kan şekeri ve yağ düzeylerini düşürmek için en sağlıklı besinlerdendir.Fazla yağlı yiyecekler diabet hastalarında çok zararlı olabilirler.Tuzu kısıtlamak ta önemlidir.
Egzersiz:
Düzenli yapılan egzersizlerle vücuttaki fazla şeker yakılır ve kan şekeri düzeyleri düşer.Doktorun önerdiği egzersiz şeklinin seçilmesi ve egzersizlerden sonra kan şekeri düzeylerinin ölçülmesi faydalıdır.Fazla enerji gerektiren egzersiz türlerinin kan şekerini aşırı düşürebileceği unutulmamalıdır.
Stres ve Hastalıklar:
Psikoljik stres veya soğuk algınlığı, grip, bakteriel enfeksiyonlarla oluşan fizyolojik stres insülinin gerektiği gibi işlevini sürdürmesini engelleyecek hormonların üretimine sebep olabilirler.Kalp krizi gibi bazı hastalıklar veya büyük travmalar kan şekeri düzeylerini yükseltebilirler.Stres ve hastalık durumlarında kanşekeri düzeylerinin sık sık kontrol edilmesi yararlı olacaktır. Pneumococcal pnömoniye ve gribe karşı aşılanmak riski azaltacaktır.
Alkol:
Alkol karaciğerden glikozun serbest bırakılmasını engelleyerek kan şekeri düzeylerinde çok fazla düşmelere sebep olabilir.Alkol alınması gerekiyorsa ılımlı düzeyde alınmalı ve önceden mutlaka birşeyler yenmelidir.
Osmangazi Tıp Merkezi
Ulubatlı Hasan Bulvarı No: 46 Osmangazi / BURSA
Tel: 0 (224) 270 05 05
© 2009 Osmangazi Tıp Merkezi All Rights Reserved.
Joomla Templates designed by Best Joomla Hosting