Güvenli Yapı Talebi Gayrimenkul Piyasasını Şekillendiriyor

Haber Giriş Tarihi: 16.06.2026 17:20
Haber Güncellenme Tarihi: 16.06.2026 17:20

Son yıllarda yaşanan büyük ölçekli depremler, artan yapı güvenliği farkındalığı ve şehirleşme dinamiklerindeki değişim, gayrimenkul sektöründe önceliklerin yeniden tanımlanmasına neden oldu.

Uzmanlara göre artık konut tercihinde yalnızca lokasyon, fiyat ve tasarım değil; yapının mühendislik kalitesi, zemin güvenliği ve depreme dayanıklılığı da belirleyici ana kriterler arasında yer alıyor. Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle yapı stokunun önemli bir bölümü risk altında bulunurken, resmi değerlendirmelere göre ülkedeki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının 2000 yılı öncesi inşa edildiği ve bu yapıların önemli bir kısmının güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı ifade ediliyor. Uzmanlar ayrıca her yıl gerçekleşen küçük ve orta ölçekli binlerce depremin de yapı dayanıklılığının önemini sürekli gündemde tuttuğunu belirtiyor…

Sektör verileri, deprem sonrası dönemlerde “güvenli yapı” vurgusu yapılan projelere olan talebin yüzde 25 ila yüzde 40 arasında arttığını ortaya koyuyor. Yeni nesil projelerde ise deprem performans analizi, zemin etüdü ve yapı denetim süreçlerinin yatırım kararlarında belirleyici olduğu; bu projelerin aynı segmentteki yapılara göre ortalama yüzde 15–20 daha yüksek değerleme ile piyasaya çıktığı görülüyor. Ayrıca güvenli yapı sertifikalarına sahip projelerde satış sürelerinin de yüzde 30’a kadar daha hızlı gerçekleştiği ifade ediliyor.

Artan risk algısı, sigorta sistemlerini de doğrudan etkiliyor. Güçlendirilmiş ve yönetmeliklere tam uyumlu yapıların deprem sigortası primlerinde %10–25 arasında avantaj sağladığı belirtilirken, bu durum yatırımcıların uzun vadeli tercihlerini de şekillendiriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, sektörün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gayrimenkul sektöründe değer algısı artık çok daha bilinçli ve veri odaklı bir noktaya geldi. Türkiye’de yapı stokunun önemli bir kısmının eski olması, güvenli yapı ihtiyacını daha kritik hale getiriyor. Biz Medar İnşaat olarak projelerimizi yalnızca yönetmeliklere uygun şekilde değil, aynı zamanda yüksek mühendislik standartları ve güncel deprem performans kriterleriyle hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım, hem kullanıcı güvenliğini artırıyor hem de yatırımın uzun vadeli değerini koruyor.”

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde bina kimlik sistemleri, dijital yapı pasaportları ve deprem dayanıklılık skorlarının gayrimenkul fiyatlamasında standart hale gelmesinin beklendiğini belirtiyor. Bu dönüşümün sektörde daha şeffaf, ölçülebilir ve güven odaklı bir yapı oluşturacağı ifade ediliyor.

Gayrimenkul piyasasında yaşanan bu değişim, “güvenli konut” kavramını artık bir tercih değil, temel bir yatırım kriteri haline getiriyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı