SON DAKİKA
Hava Durumu

#İrem Sönmezoğlu

- İrem Sönmezoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İrem Sönmezoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüm Çay-İş Yönetiminden Bursa’da Çarpıcı Açıklamalar Haber

Tüm Çay-İş Yönetiminden Bursa’da Çarpıcı Açıklamalar

İstanbul’daki kritik temaslarının ardından Bursa’ya çıkarma yapan Tüm Çay-iş Sendikasının yönetimi, kentteki köklü medya kuruluşlarından Bursa.news, Osmangazi.com.tr ve Yiğit.news gazetelerinin genel merkezini ziyaret ederek gündeme damga vuracak açıklamalarda bulundu. Ziyaret sırasında mevcut sendikal düzeni sert bir dille eleştiren Gümüşler, işçinin sadece kağıt üzerinde değil, hayatın her alanında korunması gerektiğini vurguladı. Lütfü Gümüşler, özellikle ekonomik dar boğazda işçilerin mahrum bırakıldığı sosyal haklar üzerinde durarak banka promosyonları ve yardımlar konusundaki adaletsizliğe dikkat çekti. Neden sadece yüksek gelir gruplarının promosyon avantajlarından yararlandığını sorgulayan Gümüşler, bankaların Ramazan ayı gibi manevi dönemlerde dahi işçilere koli desteği sunmamasını eleştirdi. Bu durumun bir hak gaspı olduğunu ifade eden Gümüşler, sendika olarak bu adaletsizliğin peşini bırakmayacaklarını ve işçinin emeğinden doğan her kuruşun hesabını soracaklarını belirtti. Tüm Çay-İş Sendikası’nın kuruluş felsefesinin şeffaflık üzerine inşa edildiğini anlatan Gümüşler, diğer sendikalarda tüzüklerin işçiden saklandığını ancak kendi sendikalarında her maddenin kamuoyuna açık olduğunu dile getirdi. Özellikle yemek firması çalışanlarının bu şeffaflık nedeniyle yoğun bir üyelik talebinde bulunduğunu söyleyen Lütfü Gümüşler, işçinin her zaman yanında duran bir yapı kurduklarını ifade etti. Rize’de temelleri atılan sendikanın, bazı sendikaların büyük çay firmalarıyla girdiği haksız ilişkilere bir tepki olarak doğduğunu hatırlatan Gümüşler, "Biz diğer sendikalar gibi insanlara kasko değil, onlara bizzat garanti oluyoruz" diyerek iddialı bir duruş sergiledi. Sendikanın vaat ettiği sosyal projeler ise alışılagelmiş sendikacılık anlayışının çok ötesine geçiyor. Gümüşler, Türkiye’de hiçbir sendikanın vermediği burs desteğini başlatacaklarını müjdeleyerek işçinin ailesine de dokunacaklarını belirtti. İşçinin en zor anında yanında olmayı vadeden Tüm Çay-İş, hastalanan üyesine ambulans göndermekten, vefat durumunda cenaze işlemlerini üstlenmeye kadar geniş bir hizmet ağı kurmayı planlıyor. Ayrıca işçilerin yüksek maliyetler altında ezilmeden dünya evine girebilmesi için özel bir düğün salonu inşa edileceğini ve yüksek banka faizlerine karşı işçileri koruyacak, kendi kartıyla alışveriş imkanı sunan bir market zincirinin hayata geçirileceğini duyurdu. Bursa’daki işçilere yönelik bir iftar sofrasının bile kurulmamış olmasını üzüntüyle karşıladığını ifade eden Lütfü Gümüşler, tüm emekçilere birlik çağrısında bulundu. Haklarını korumak isteyen tüm çalışanların e-Devlet üzerinden 613 kodlu Tüm Çay-İş Sendikası'na kolayca üye olabileceğini belirten Gümüşler, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Gelin beraber birlik olalım; sizin olanı size geri vermek için omuz omuza mücadele edelim." Haber: Yiğit Medya Haber Merkezi: İrem Sönmezoğlu - Özlem Bayar

Psikolojik Danışman Meryem Öztaş'tan Yapay Zeka Uyarıları Haber

Psikolojik Danışman Meryem Öztaş'tan Yapay Zeka Uyarıları

Psikolojik Danışman Meryem Öztaş ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda; "robot terapistler" ve algoritmaların Şema Terapi’nin temel taşlarını ikame edip edemeyeceğini masaya yatırdık. Öztaş, yapay zekanın destekleyici bir araç olabileceğini ancak "incinmiş bir çocuğun" ruhuna dokunacak biyolojik ve ilişkisel derinliğe sahip olmadığını vurguladı. "Bağlanma Deneyimi Algoritmayla İnşa Edilemez" Röportajda Şema Terapi’nin kalbi olan "yeniden ebeveynlik" (re-parenting) sürecine değinen Meryem Öztaş, terapötik bağın sadece doğru kelimelerden ibaret olmadığını belirtti. Öztaş, "Algoritmalar empatik dili taklit edebilir ancak bedensel eş-regülasyon ve gerçek bir öznel varlıkla kurulan ilişkisel deneyim biyolojik bir düzeydir. Yapay zeka, destekleyici bir geçiş alanı sunsa da gerçek bir bağlanma deneyimini yeniden inşa edemez" dedi. İnsani Sezgi mi, Örüntü Tanıma mı? Yapay zekanın danışanlardaki "incinmiş çocuk" modunu fark edip edemeyeceğine dair sorularımızı yanıtlayan Öztaş, dijital zekanın sınırlarını şu sözlerle çizdi: "Yapay zeka metindeki dil örüntülerini analiz ederek güçlü tahminler üretebilir. Ancak bu, sezgisel bir fark ediş değil, olasılık temelli bir hesaplamadır. İnsan terapist ise sadece kelimeleri değil, odadaki ilişkisel atmosferi ve o anki anlık duygusal kırılmayı algılar. Yapay zekada derinlik ve bağlamsal hassasiyet sınırlıdır." "Cezalandırıcı Ebeveyn" Şeması ve Etik Sorumluluk Kriz anlarında makinelere güvenmenin riskli olduğunu ifade eden Öztaş, algoritmaların etik sorumluluk alamayacağının altını çizdi. İntihar eğilimi veya akut travmalarda sadece protokollerin yeterli olmadığını savunan uzman, "Cezalandırıcı ebeveyn şeması tetiklenen bir danışana karşı makine yumuşatıcı bir dil kullanabilir ama gerçek bir koruyucu duruşun ilişkisel ağırlığını taşıyamaz. Güvenlik, karar verebilen bir klinisyeni gerektirir" ifadelerini kullandı. Yapay Zeka Yeni Bir Bağımlılık mı Yaratıyor? Terapinin nihai amacının "sağlıklı yetişkin" modunu güçlendirmek olduğunu hatırlatan Meryem Öztaş, yapay zekanın danışanı özgürleştirmek yerine ona bağımlı hale getirebileceği uyarısında bulundu. Öztaş'a göre, her duygusal dalgalanmada bir algoritmaya danışmak, içsel regülasyon yerine dışsal bir bağımlılık geliştirebilir. Ayrıca, yapay zekanın sunduğu "risksiz ve kusursuz" onaylanma halinin, bireyin gerçek hayattaki sabır ve yüzleşme kaslarını zayıflatabileceğine dikkat çekti. Dijital Terapi ve Gizlilik Kuşkusu Veri madenciliğinin "kuşkuculuk ve kötüye kullanılma" şeması olan bireyler üzerindeki etkisini değerlendiren Öztaş, mahrem verilerin dijital bir objeye dönüşmesinin terapi güvenini kökten sarsabileceğini belirtti. Ayrıca, "robot terapistlerin" sosyal izolasyon şemasına sahip kişileri steril ama yapay bir konfor alanına hapsederek, gerçek dünyadan daha da koparabileceği uyarısını yaptı. Kültürel Körlük ve Duygusal Hasar Riski Ruh sağlığında "normal" kavramının kültüre göre değiştiğini hatırlatan Meryem Öztaş, röportajı şu önemli saptamayla tamamladı: "Yapay zekanın sunduğu standart paket çözümler, yerel değerleri ve kolektif travmaları ıskalayabilir. Kültürel körlük, özellikle travma öyküsü olan bireylerde yeni duygusal hasarlar yaratma riski taşır. Yapay zeka, bir 'geçici destek' olarak konumlandırılmalı, insan ruhunun yerine geçen bir merci olarak görülmemelidir." Analiz: Geleceğin Terapi Odasında Kim Oturacak? Bu röportaj, teknolojinin hızıyla insanın kadim ruhsal ihtiyaçları arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor. Meryem Öztaş’ın sunduğu perspektif, dijitalleşen dünyada "insan kalabilmenin" ve gerçek bir bağ kurabilmenin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem SÖNMEZOĞLU

Medya Grubumuz Moonday Yatçılık Ev Sahipliğinde Fuarın Nabzını Tuttu Haber

Medya Grubumuz Moonday Yatçılık Ev Sahipliğinde Fuarın Nabzını Tuttu

Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) tarafından organize edilen ve ED Fuarcılık stratejik partnerliği ile gerçekleştirilen Türkiye’nin bu en büyük tekne organizasyonu, açıldığı ilk günden itibaren ziyaretçi akınına uğradı. Medya Grubumuz olarak, sektörün yarım asrı deviren köklü çınarı Moonday-Armadora Yatçılık’ın özel misafiri olarak katıldığımız fuarda, Türk denizciliğinin küresel ölçekteki gövde gösterisine bizzat şahitlik ettik. Fuar alanında yer alan 225 katılımcı firmanın yarattığı dev ekosistem, motoryatlardan yelkenlilere, katamaranlardan en yeni nesil deniz motorlarına kadar geniş bir yelpazeyi ziyaretçilerin beğenisine sunarken, Moonday Yatçılık standı fuarın en çok ilgi gören ve ziyaretçi trafiğinin en yoğun olduğu merkezlerden biri haline geldi. Türkiye’nin Her Köşesinden Gelen Deniz Sevdalıları Yeşilköy’de Buluştu İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen bu dev organizasyon, sadece İstanbul sakinlerini değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce deniz tutkununu ağırlayarak adeta ulusal bir zirveye dönüştü. Medya Grubumuz ekibi olarak fuar alanında yaptığımız gözlemlerde; İzmir, Antalya, Bursa, Muğla ve Ankara başta olmak üzere Anadolu’nun pek çok şehrinden ziyaretçilerin fuara özel turlar ve bireysel ziyaretlerle katıldığını tespit ettik. Binlerce katılımcının yarattığı bu yoğun ilgi, Türk denizcilik kültürünün son yıllarda ne kadar büyük bir ivme kazandığını ve yerli üretime olan güvenin ne denli arttığını kanıtlar nitelikteydi. Özellikle hafta sonu itibarıyla rekor seviyelere ulaşan ziyaretçi sayıları, sektör paydaşlarını memnun ederken, Moonday Yatçılık standında kurulan samimi diyaloglar ve profesyonel sunumlar fuarın en dikkat çekici detayları arasında yer aldı. Ziyaretçiler, sadece yeni modelleri incelemekle kalmayıp, Türk mühendisliğinin ulaştığı son teknolojik gelişmeleri de yakından tanıma fırsatı buldular. Gökhan Kurt ve Moonday Vizyonuyla Türk Mühendisliğinin Gücü Moonday-Armadora Yatçılık’ın vizyoner ismi Gökhan Kurt, Medya Grubu’muza yaptığı özel açıklamalarda fuarın gidişatından duyduğu büyük heyecanı dile getirdi. 1956 yılında Haliç’te başlayan ve 1986’dan bu yana Tuzla’daki modern tesislerinde dünya standartlarında devam eden üretim serüvenlerini fuar ziyaretçileriyle paylaşmaktan onur duyduklarını belirten Kurt, Moonday ve Armadora markalarının Türk denizciliğinin uluslararası arenadaki vitrini olduğunu vurguladı. Fuarın keyifle ve yüksek bir enerjiyle devam ettiğini ifade eden Gökhan Kurt, yerli ve yabancı tüm katılımcılara Türk mühendisliğinin ne kadar büyük bir titizlikle ve estetikle üretim yapabildiğini en güzel şekilde temsil ettiklerini söyledi. Üç kuşaktır süregelen bu aile mirasını inovasyonla harmanladıklarını kaydeden Kurt, Türk bayrağını dünya denizlerinde en güvenli ve en şık teknelerle dalgalandırma hedeflerine bu fuar vesilesiyle bir adım daha yaklaştıklarını belirtti. Yiğit Medya Grubu olarak yerinde takip ettiğimiz bu organizasyon, 28 Şubat tarihine kadar denizseverleri ağırlamaya ve Türk denizcilik sektörünün gücünü dünyaya ilan etmeye devam edecek. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem SÖNMEZOĞLU

Bursa'da Bugün Hava Nasıl Olacak? Haber

Bursa'da Bugün Hava Nasıl Olacak?

Rapora göre Bursa, kış mevsiminin ortasında bahardan kalma bir gün geçirmeye hazırlanıyor. Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması beklenen kentte, nem oranlarındaki düşüş ise dikkat çekiyor. Sıcaklık Farkına Dikkat: Gündüz 19 Dereceyi Görecek Bursa güne dondurucu bir soğukla başlasa da gün içerisinde termometrelerde keskin bir yükseliş yaşanacak. Gece ve sabahın ilk saatlerinde 2 dereceye kadar gerileyen hava sıcaklığının, öğle saatlerinden itibaren hızla artarak 19 dereceye kadar çıkması öngörülüyor. Uzmanlar, sabah ve öğle saatleri arasındaki bu yüksek sıcaklık farkına karşı vatandaşları hazırlıklı olmaları konusunda uyarıyor. Nem Oranı ve Rüzgar Verileri Gün boyu gökyüzünün durumuna eşlik edecek diğer meteorolojik veriler ise şöyle şekilleniyor: Nem Dengesi: Gün içinde en yüksek %73 olarak ölçülmesi beklenen nem oranının, havanın soğumasıyla birlikte %35 seviyelerine kadar gerileyeceği tahmin ediliyor. Rüzgar: Rüzgarın ise güney ve batı yönlerden hafif şiddette, ortalama saatte 7 kilometre hızla esmesi bekleniyor. Hafta Sonu Öncesi Bahar Provası Bursa genelinde hakim olacak bu güneşli ve ılık hava, hafta sonu planı yapan vatandaşlar için "bahar provası" niteliği taşıyor. Meteoroloji yetkilileri, akşam saatlerinde sıcaklığın yeniden hızla düşebileceği hatırlatmasında bulunarak, özellikle kronik rahatsızlığı olanların ve yaşlıların dikkatli olmasını öneriyor. HABER: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bursa’da Ramazan Hazırlığı: 2026 İmsakiyesi ve İlk İftar Heyecanı Haber

Bursa’da Ramazan Hazırlığı: 2026 İmsakiyesi ve İlk İftar Heyecanı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı 2026 yılı takvimiyle birlikte, yeşil Bursa’nın sahur ve iftar vakitleri de nihayet netleşmiş oldu. Bu yıl mübarek Ramazan ayı, kışın son günlerine denk gelen 19 Şubat Perşembe sabahı, imsak vaktinin 06:21’de girmesiyle kapımızı çalacak. Bursalı hemşehrilerimiz, bu ilk seher vaktinde niyetlerini ederek bir ay sürecek olan manevi yolculuğa ilk adımlarını atacaklar. İlk günün heyecanı, akşam ezanının okunacağı 18:50 saatinde doruğa ulaşacak. Şehrin dört bir yanındaki minarelerden yükselecek olan "Allahu Ekber" nidasıyla birlikte ilk iftarlar açılacak, sofralar bereketle dolacak. Ramazan’ın ilk günlerinde vakitler birbirini kovalarken, her geçen gün sahur biraz daha erkene, iftar ise biraz daha ileriye taşınacak. Örneğin; ilk Cuma günü sahurumuzu 06:20’de yapıp iftarımızı 18:51’de açarken, hafta sonunun gelmesiyle birlikte vakitlerdeki bu dakikalık değişimler devam edecek. Cumartesi günü imsak vakti 06:19, Pazar günü ise 06:17 olarak karşımıza çıkacak. Akşam sofralarına ise Cumartesi 18:52, Pazar ise 18:54 saatlerinde oturulacak. Haftanın ilk günü olan 23 Şubat Pazartesi’ye ulaştığımızda ise sahur vakti 06:16’ya gerilerken, iftar saati 18:55’e kadar ilerlemiş olacak. Ramazan ayı boyunca her gün bir nebze daha değişecek olan bu mukaddes saatleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi internet sitesindeki "2026 Ramazan İmsakiyesi" üzerinden gün gün takip etmek mümkün olacak. Bursa’nın bu manevi ikliminde, sahurun bereketi ve iftarın sevinciyle geçecek bir ay bizi bekliyor. Haber: Yiğit Medya Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bu Mahallede 70 Yıldır  Davul Sesi Yankılanmıyor Haber

Bu Mahallede 70 Yıldır Davul Sesi Yankılanmıyor

Yıldırım ilçesindeki Emir Sultan Mahallesi, sahur vaktinde davul yerine yükselen "Pilava, pilava!" nidalarıyla asırlık bir geleneği yaşatıyor. Davulun Yerini "Pilava" Çağrısı Aldı İnanç turizminin önemli merkezlerinden biri olan Emir Sultan Camii ve Türbesi’nin çevresinde, Ramazan ayı boyunca alışılmışın dışında bir sükûnet hakim. Mahalle sakinleri, bölgenin manevi mimarı Emir Sultan Hazretleri’ne duyulan derin saygı nedeniyle onlarca yıldır sahurda davul çaldırmıyor. Vatandaşlar, sokak aralarında dolaşan görevlilerin gelenekselleşen seslenişleriyle oruca hazırlanıyor. 70 Yıllık Saygı Nöbeti Mahalle kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen bu sessizliğin hikayesi, yaklaşık 70 yıl öncesine dayanıyor. Rivayete göre; geçmişte yaşanan manevi bir hadisenin ardından mahallede davul çalınması tamamen bırakıldı. Mahallede davul çalınmamasının ardında yatan rivayete göre; yıllar önce bir sahur vakti geleneğe uymayarak davul çalan bir kişi, sabah uyandığında kendisini şehrin bir ucunda, davulunu ise patlamış halde şehrin diğer ucunda bulur. Bu gizemli hadisenin ardından mahallede bir daha davul çalınmadığı ve o günden sonra sahur vaktinin sadece sesli nida ile duyurulduğu anlatılır. O günden bu yana, davul tokmağının yerini alan insan sesi, bölgenin Ramazan kimliğini oluşturan temel unsurlardan biri haline geldi. Manevi Atmosfer Ziyaretçileri Cezbediyor Sadece mahalle sakinlerinin değil, Bursa dışından gelen vatandaşların da ilgisini çeken bu uygulama, Ramazan’ın manevi ruhuna uygun bir atmosfer sunuyor. Mahalle sakinleri, geleneğin bozulmadan sürdürülmesinden memnuniyet duyarken; "Pilava, pilava" çağrısının kendileri için en güçlü sahur işareti olduğunu belirtiyor. HABER: Yiğit Medya Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bursa’da 2026 İftar Sofralarının Maliyeti Netleşti Haber

Bursa’da 2026 İftar Sofralarının Maliyeti Netleşti

Tarihi Kayhan Çarşısı’ndaki esnaflar ile şehrin dört bir yanında şubesi bulunan Köfteci Yusuf gibi dev işletmeler iftar menülerini duyurdu. 2026 yılı için belirlenen rakamlar, menü içeriğine göre 400 TL ile 1.580 TL arasında geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bursa’da on bir ayın sultanı Ramazan için geri sayım sürerken, vatandaşların en çok merak ettiği konu olan dışarıda iftar yapmanın maliyeti belli oldu. Şehrin tarihi dokusunu yansıtan Kayhan Çarşısı’ndan popüler restoran zincirlerine kadar pek çok noktada fiyat listeleri güncellendi. Rezervasyonların şimdiden dolmaya başladığı Bursa’da, bu yıl iftar sofraları farklı bütçelere hitap eden seçeneklerle kurulacak. Kayhan Çarşısı’nda Geleneksel Lezzetlerin Bedeli Bursa’nın simge noktalarından biri olan tarihi Kayhan Çarşısı’nda esnaf, yoğun bir mesai içerisine girdi. Pideli köfte ve İskender gibi tescilli lezzetlerin sunulduğu çarşıda, iftar menülerinin açılış fiyatı 750 TL olarak belirlendi. İçeriğinde daha fazla seçenek barındıran veya porsiyonu yüksek olan özel iftar menüleri ise 1.000 TL bandına kadar ulaşıyor. Bölge esnafı, geleneksel Ramazan ruhunu yaşatmak için hem mutfak hem de servis hazırlıklarını tamamladıklarını belirtiyor. Köfteci Yusuf’tan Ekonomik ve Çeşitli Alternatifler Bursa genelinde yaygın şubeleriyle hizmet veren Köfteci Yusuf da merakla beklenen 2026 iftar listesini kamuoyuyla paylaştı. İşletmenin sunduğu seçeneklerde en uygun fiyatlı alternatif, çorbalı "yarım porsiyon dört dörtlük menü" ile 400 TL’den başlıyor. Tam porsiyon seçeneklerde ise fiyat 460 TL olarak açıklandı. Bu menülerin içeriğinde çorbanın yanı sıra ekmek arası ana ürün, patates kızartması, içecek ve tatlı yer alıyor. Et ve Döner Menülerinde Porsiyon Farkı Kırmızı et tercih edenler için fiyatlar porsiyon büyüklüğüne göre şu şekilde şekilleniyor: Köfte ve döner gruplarında tek porsiyon menüler 610 TL’den başlarken, 1,5 porsiyonluk seçenekler 730 TL seviyesinde. Yarım kiloluk dev menülerde ise rakam köftede 1.280 TL, dönerde ise 1.530 TL’ye çıkıyor. Karışık et gruplarında yüksek fiyatlı seçenek olan yarım kiloluk karışık et menüsü 1.580 TL ile listenin zirvesinde yer alıyor. Beyaz et tercih edenler için hazırlanan piliç menüsü ise 570 TL’lik fiyatıyla dikkat çekiyor. Dört Kişilik Bir Ailenin İftar Maliyeti Ne Kadar? Yapılan hesaplamalara göre, Bursa’da dışarıda iftar yapacak dört kişilik bir ailenin maliyeti seçilen menüye göre büyük değişkenlik gösteriyor. En ekonomik çorbalı menü tercih edildiğinde toplam hesap 1.600 TL ile 1.840 TL arasında kalırken; köfte, döner veya karışık et tercihlerinde bu tutar 2.280 TL'den başlayıp seçilen gramaja göre 5.000 TL sınırını aşabiliyor. HABER: Yiğit Medya Genel Yayın Koordinatörü İrem SÖNMEZOĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.