SON DAKİKA
Hava Durumu

#Planlama

- Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler Haber

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler

Şehir hayatının beton duvarları arasında sıkışan modern insan için bir kaçış kapısı aralayan Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği (Kanyon Bursa), sadece bir spor kulübü değil, aynı zamanda bir yaşam okulu misyonu üstleniyor. "Canımızı birbirimize emanet ediyoruz" diyen Dernek Başkanı Şenol Demir ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül, kanyon sporunun bilinmeyenlerini, tehlikelerini ve büyüleyici dünyasını ajansımıza anlattı Dağcılık ve tırmanışın bir noktadan sonra sınırlarına ulaştığını belirten Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Demir, kanyon sporunun bambaşka bir disiplin ve ekip ruhu gerektirdiğini vurguluyor. İstanbul ve farklı illerden gelen uzmanlardan eğitim alarak eğitmenlik seviyesine ulaştıklarını ifade eden Demir, son dört yıldır Bursa’da profesyonel kanyon eğitimleri vererek yeni sporcular yetiştirdiklerini dile getirdi. Narlıdere’den Kanyonların Derinliğine: Zorlu Eğitim Süreci Eğitimlerin sadece teoride kalmadığını, pratik aşamasının hayati önem taşıdığını belirten Demir, süreci şu sözlerle aktardı: "Pratik eğitimlerimizi Narlıdere köyündeki 18-20 metrelik eğitim kayasında gerçekleştiriyoruz. Burada arkadaşlarımıza bileği kavrayan kauçuk tabanlı bot, emniyet kemeri, kask ve ip gibi hayati ekipmanların kullanımını öğretiyoruz. 'Emniyet bende!' komutu verilmeden iniş başlamaz. Bizde bir hata, tüm ekibi etkiler." "Yarıda Bırakma Lüksünüz Yok" Kanyon sporunu diğer doğa sporlarından ayıran en keskin çizginin "geri dönüşün imkansızlığı" olduğunu belirten Şenol Demir, "Bisiklete binmeye ya da koşmaya benzemez. Kanyona tüm ekiple girdiyseniz, güvenli bir şekilde hep birlikte bitirmek zorundasınız. Bir arkadaşınız sakatlandığında onu orada bırakıp yardım getirmeye gitme lüksünüz yok. Kolektif bir yaşam mücadelesi veriyoruz," dedi. Demir, 2006 yılında Valla Kanyonu’nda ayağı kırılan bir sporcuyu 1.5 kilometre boyunca açık alana taşıyarak helikopterle tahliye ettikleri anıyı, güvenliğin önemine örnek olarak gösterdi. Doğanın Görünmez Tabloları ve Beklenmedik Riskler Ayvaini Mağarası gibi doğa harikalarını dünyada çok az insanın görebildiğini belirten Demir, doğanın sanatına duyduğu hayranlığı şu sözlerle özetledi: "Dünyanın en yetenekli ressamını getirseniz o tabloyu çizemez." Ancak bu güzelliğin yanı sıra risklerin de her zaman var olduğunu hatırlatan başkan, 135 metrelik bir iniş sırasında yakalandığı 4.5 şiddetindeki deprem anısını paylaştı: "Doğal ortamda vahşi hayvanların bölgesindesiniz. Bir hayvanın fırlattığı taş ya da bir deprem, küçük heyelanlara neden olabilir. Önemli olan bu riski, birbirini seven ve canını emanet edebilen bir ekiple yönetmektir." Uluslararası Buluşmalar ve Keşif Raporları Dernek, sadece Bursa ile sınırlı kalmayıp Türkiye genelinde de lokomotif görevi görüyor. Geçtiğimiz yıl Manisa Sipil Dağı Yarıkkaya Kanyonu’nda düzenlenen festivalde 16 Türk derneği ve İranlı bir ekiple 300 kişilik dev bir organizasyona imza atıldı. Mersin Kestel Batı Kolu kanyonunda 4 gün 4 gece süren geçişler gibi zorlu faaliyetler yürüten ekip, gidilmemiş kanyonları keşfederek teknik raporlarını (iniş sayısı, su durumu, giriş-çıkış koordinatları) Wicilock gibi platformlar üzerinden diğer sporcularla paylaşıyor. Yılmaz Ergül: "Kanyon Geçişi Bir Mühendislik İşidir" Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül ise bu sporun sadece adrenalin değil, ciddi bir planlama işi olduğuna dikkat çekti. Bilgi paylaşımında seçici olduklarını ve her kanyonun öncesinde muhtarlarla görüşülüp ön araştırma yapılması gerektiğini belirten Ergül, "Mart ayı itibarıyla faaliyetlerimizi planlıyoruz. Bu işi maddi kazanç kapısı olarak gören sahte rehberlere karşı dikkatli olunmalı. Bizde her şey kolektif bir çalışma ve büyük bir incelikle planlanır," ifadelerini kullandı. Maddi Kaygı Değil, Güvenlik Öncelikli Son olarak derneğin kar amacı gütmediğini vurgulayan Başkan Şenol Demir, talep edilen cüzi ücretlerin sadece malzeme ve yol giderleri için olduğunu belirtti. 3400 kiloya kadar dayanıklı özel iplerle en yüksek güvenlik standartlarında spor yaptıklarını söyleyen Demir, 8 yıllık süreçte ciddi bir kaza yaşamamış olmalarının bu disiplinli çalışmanın bir sonucu olduğunu hatırlatarak tüm doğaseverleri bu bilinçle hareket etmeye davet etti. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu - Editör Özlem Bayar

Bursa Siyasetinde "Anahtar" Dönemi: Fikret Aslan’dan Tarihi Sorumluluk ve Adalet Vurgusu Haber

Bursa Siyasetinde "Anahtar" Dönemi: Fikret Aslan’dan Tarihi Sorumluluk ve Adalet Vurgusu

Türkiye’nin siyasi yelpazesinde yeni bir soluk olarak yerini alan Anahtar Parti, Bursa’da teşkilatlanma çalışmalarını sürdürürken İl Başkanı Fikret Aslan aracılığıyla toplumun beklentilerine dair kapsamlı bir manifesto sundu. Aslan, partisinin sadece bir buçuk yıllık bir tüzel kişilik olmadığını, arkasında yedi bin yıllık bir devlet geleneğinin ve köklü bir medeniyet şuurunun bulunduğunu ifade etti. "Bu Parti Milletin Vicdanındaki İtirazın Kurumsallaşmış Halidir" Fikret Aslan, Türkiye’deki mevcut siyasi yapıların milletin sorularına yanıt vermekte yetersiz kaldığını savunarak, Anahtar Parti’nin çıkış noktasını şu sözlerle özetledi: "Biz, toplumun vicdanında biriken, sessizce büyüyen ancak bir türlü muhatap bulamayan o büyük itirazın kurumsallaşmış haliyiz. Milletimiz artık çözüm üretemeyen vaatlerden yorulmuştur. Biz, halkın dertlerine doğrudan muhatap olabilmek, o feryadı meclis kürsüsüne ve devlet kademelerine taşımak için yola çıktık. Bursa’da kısa sürede üçüncü parti konumuna gelmemiz, bu haklı itirazın toplumun bağrında nasıl bir karşılık bulduğunun en somut kanıtıdır." Biz toplumun vicdanında biriken, sessizce büyüyen ancak bir türlü muhatap bulamayan o büyük itirazın kurumsallaşmış halidir. 7000 Yıllık Sorumluluk ve Stratejik Planlama Aslan’a göre, bugünkü siyasi başarısızlıkların temelinde "plan ve program yapma iradesinin" kaybedilmesi yatıyor. Türk tarihinin zaferlerle dolu sayfalarına atıfta bulunan Aslan, medeniyet inşasının ancak ahlak ve disiplinle mümkün olduğunu belirtti: "Ecdadımız Viyana kapılarına kadar sadece kılıçla değil, adalet ve takva ile yoğrulmuş bir ahlakla gitti. Onlar başardı çünkü planları vardı, vizyonları vardı. Bugün Türk milletinin kaybettiği bu planlama yeteneğini yeniden ihya etmek için 'Bismillah' dedik. Kendi değerlerimizden beslenen, ümmetin ve milletin geleceğini kurtaracak yerli ve milli bir programla geliyoruz." Hukuk Endeksi ve Milli Mahcubiyet Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası hukuk sıralamalarındaki yerine de değinen İl Başkanı Aslan, sert eleştirilerde bulundu. 195 ülke arasında 117. sırada yer almanın Türk milleti için kabul edilemez bir "mahcubiyet" olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Dünya düzenine asırlarca yön vermiş, adalet dağıtmış bir milletin evlatları olarak hukukta 117. sırada olmak bize yakışmıyor. Hukuk, bir toplumun en büyük güven mekanizmasıdır. Güvenin olmadığı bir yerde ne ekonomi dikiş tutar ne de aile kurumu sağlam kalır. Bugün mutfaktaki yangının, geçim derdinin ve sosyal huzursuzluğun temelinde bu hukuki güvensizlik yatmaktadır." "Asgari Ücret ve Emekli Maaşları Vicdanları Yaralıyor" Ekonomik verilere dair çarpıcı kıyaslamalar yapan Aslan, halkın içinden geçtiği zorlu süreci bir babanın evladına karşı yaşadığı mahcubiyet üzerinden anlattı: "Bugün açlık sınırı 40 bin liraya dayanmışken, emekliyi 20 bin, asgari ücretliyi 28 bin liraya mahkum etmek bir yönetim zafiyetidir. Bir baba, çocuğunu okula gönderirken cebine harçlık koyamadığında yaşadığı o derin sızı, bizim partimizin doğum sancısıdır. Millet temsilcileri kendi konfor alanlarından ödün vermezken, halkın sofrasından eksiliyorsa burada bir 'zihniyet sorunu' vardır. Biz, lüks ve şatafata değil, milleti yönetirken harcayacağımız alın terine ve helal kazanca talibiz." İdeolojisiz, "Baba Hükümet" Modeli Anahtar Parti’nin hiçbir ideolojik kalıba hapsolmadığını belirten Aslan, "Önce İnsan" prensibini benimsediklerini söyledi. Hedefledikleri yönetim biçimini "Baba Hükümet" olarak tanımlayan Aslan, şu detayları paylaştı: "Bizim derdimiz liyakatsizlik ve yetim hakkıyla. Herkesi kucaklayan, kimseyi ötekileştirmeyen, vatandaşının can ve mal güvenliğini teminat altına alan bir kadro inşa ediyoruz. Partimizin ismi gibi; hayatın her alanında bir kilit açan, çözüm üreten, karmaşadan uzak ve maliyeti düşük ama faydası maksimum bir yapı hedefliyoruz. Reklam için bir lira harcamadık; çünkü biz paranın gücüne değil, milletin kalbindeki yerimize güveniyoruz." Hedef: Bursa’da İktidar, Meclis’te Güçlü Temsil Son olarak gelecek hedeflerinden bahseden Fikret Aslan, Bursa halkına anlamlı bir çağrıda bulundu. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi ahlak mirasına sahip çıktıklarını vurgulayan Aslan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa yerelinde iktidar olmak bizim için bir hayal değil, bir zorunluluktur. Türk milleti zora düştüğünde kendi kahramanını bağrından çıkarır. Bizler 'Onbeşlilerin' kurduğu bir devletin mirasçılarıyız. Bursa halkı bize 'Partinizin anahtarı nerede?' diye sorduğunda cevabımız nettir: Sizin kalbinizdedir. Milletimizin kalbi iyiyi ve güzeli görür. Biz o kalbe girmeye, o güveni yeniden inşa etmeye geldik." Haber: Yiğit Medya Genel Yayın Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.