SON DAKİKA
Hava Durumu

Dünya Üzerindeki Tüm Kız Kardeşlerime

Yazının Giriş Tarihi: 17.02.2026 09:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 09:52

Bugün bu satırları; kalbi bir cam kırığı gibi göğsüne batan, emeği görünmez bir duman gibi havaya karışan ve hayalleri daha tomurcukken ayazda bırakılan tüm kadınlar için yazıyorum. Bu bir köşe yazısından öte; alfabeyi sökemeden eline mutfak bezi tutuşturulan o küçük kızın sessiz çığlığı ile ömrünü başkalarının mutluluğu için bir mum gibi eriten kadının iç çekişinin buluştuğu bir manifestodur. Bizler, sistemin devasa çarkları arasında sadece birer "isim" ya da "rol" değiliz; bizler, yarım bırakılmış binlerce hikayenin tek bir bedende vücut bulmuş haliyiz.

​Zirveye tırmanmış, eğitimini almış ve kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış kız kardeşim; bugün seninle gurur duyarken, kalbimin diğer yarısı hala o karanlık odalarda okul önlüğü yerine ağır gelinlikler giydirilen, çocukluğu ellerinden sökülüp alınan o meleklerin yanında atıyor. "Çocuk gelin" kavramını bir toplumsal gerçeklik gibi kabul etmeyi reddediyorum; çünkü bu, bir çocuğun oyun hakkını, geleceğini ve ruhunu kurban etmektir. Bir kız çocuğunun kalemini elinden alıp ona bir evin tüm yükünü yükleyen zihniyet, aslında insanlığın vicdanını o küçük yaşta toprağa gömmektedir.

​Daha da ağırı, zihnimizin kuytu köşelerine itmeye çalıştığımız o en derin yara: İstismara uğrayan, güveni parçalanan, çocuk kalbiyle koca bir dünyanın karanlığını yüklenmek zorunda kalan yavrularımız... Onların o suskun bakışları, adaletin sağlanmadığı her gün bizim en büyük utancımızdır. Bir çocuğun "hayır" diyemeyen sesini, bir kadının "imdat" diyemeyen sessizliğini kendi sesimiz yapmadığımız sürece hiçbirimiz tam anlamıyla özgür değiliz. İstismar kurbanı her bir kız çocuğunun çalınmış çocukluğu, bizim boğazımızda düğümlenen o hıçkırıktır ve onlara uzanmayan her el, insanlığımızın bir parçasıdır.

​Peki ya evlerin kapalı kapıları ardında, tarlaların güneş altındaki sessizliğinde ya da fabrikaların gürültüsünde yok sayılan kadınlar? Sizin emeğinizin "görünmez" olması, onun yokluğundan değil; dünyanın sizin o devasa gücünüzü görecek kadar büyük bir yüreğe sahip olmamasındandır. Sabaha karşı herkesten önce uyanan ama gün sonunda "sen ne yaptın ki?" sorusuyla kalbi incitilen her güzel kadın... Görülmediğini sanma. Senin o nasırlı ellerin ve hiç sönmeyen o direncin, aslında bu dünyayı yıkan değil, her gün yeniden kuran asıl güçtür.

​Manifestomuz kalbimizle yazılmıştır: Hiçbir kadının hayali, bir başkasının konforu için feda edilmeyecek. Hiçbir çocuk, "evlilik" ya da "istismar" gibi kirli ve ağır kelimelerin altında ezilmeyecek. Emeğimiz bir lütuf değil, onurumuz olacak. Bizler; birbirimizin yurdu, birbirimizin sığınağı ve birbirimizin kanatları olacağız. Birimiz düştüğünde hepimizin dizi kanıyor, birimiz istismara uğradığında hepimizin ruhu kirleniyor, birimiz ayağa kalktığında hepimizin başı göğe eriyor.

​Kız kardeşim; biliyorum, çok yorgunsun. "Elalem ne der" diye sustuğun, korktuğun ya da utandırıldığın o her an için sana sıkıca sarılmak istiyorum. Ama bak, gökyüzüne bak; o uçsuz bucaksız boşluk senin kanat çırpmanı bekliyor. Kendi değerini başkasının gözünde arama; o değer zaten senin özünde, o hiç sönmeyen ışığında saklı. Biz el ele verdiğimizde, o yarım kalmış hikâyelerin her biri, tarihin en şanlı destanına dönüşecek. Artık görünmez olmayacağız. Biz buradayız, biz biriz ve biz artık hiçbir haksızlığa karşı sessiz kalmayacağız!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.