Bu hafta, toplumun en derinlerinde saklı kalan, zaman zaman bir fısıltı zaman ise sağır edici bir gürültüye dönüşen o kadim soruyu masaya yatıralım: Başarılı bir kadın neden hala tehdit unsuru olarak algılanıyor?
Modern dünya, kadının her alanda var olmasını bir “kazanım” gibi pazarlarken, perde arkasında özgüvenli kadını “tehlikeli” gören kolektif bir defans mekanizması işlemeye devam ediyor.
Toplumun kodlarına işlenmiş olan “uyumlu ve sessiz kadın” imajı, kendi sesini bulan ve sınırlarını çizen kadınla karşılaştığında bir tür sarsıntı yaşıyor. Bir kadının ne istediğini bilmesi, bilgisini savunması ve kendi değerlerinin farkında olması, maalesef “özgüven” değil; kurulu bir düzene “başkaldırı” olarak değerlendiriliyor. Modern kadınların Lilith’i, günümüzde başarıyla ölçülüyor. Eğer sesinizi çıkarıyor, haksızlık karşısında isyan ediyor ve kendinizi ezdirmeyip başarıyı yakalamak için sağlıklı bir hırsla yolunuza devam eden bir kadınsanız, tebrikler! Toplumdan Lilith yaftası yediniz.
Gözlemlediğimiz en acı tablo ise soru soran kadınların maruz kaldığı "yumuşak" susturma taktikleri. Toplantı masalarında, meclis koridorlarında veya sosyal mecralarda; bir kadın sarsıcı bir soru sorduğunda ya sesi duyulmazdan geliniyor ya da sorusunun içeriği yerine "üslubu" tartışmaya açılıyor.
Bu, aslında profesyonel bir mobbing türüdür. Soru sormak, konfor alanlarını bozar. Konfor alanı bozulan eril tahakküm ise çözümü kadını "huzursuzluk çıkaran" ilan etmekte bulur. Susturulan her kadın, aslında toplumun o andaki gelişim potansiyelinin de köreltilmesidir.
Belki de en büyük haksızlık burada yapılıyor: Erkek liderlerde "kararlılık" ve "otorite" olarak alkışlanan duruş, başarılı bir kadında aniden "kibir" olarak yaftalanıyor. Güçlü bir kadının dik duruşu, birilerinin komplekslerini tetiklediği anda o kadın "ulaşılamaz, soğuk ve kibirli" ilan ediliveriyor.
Başarılı kadından rahatsız olunmasının temel sebebi, o kadının etrafına yaydığı ışıktır. Çünkü ışık, başkalarının yetersizliklerini, tembelliklerini ve o meşhur "kolektif gölgelerini" görünür kılar.
Bugün ihtiyacımız olan şey, kadınların başarılarını bir lütuf gibi karşılamak değil; onların başarısından korkmayan, bu gücü bir tehdit değil, bir "frekans yükselişi" olarak gören bir toplumsal bilinç inşasıdır. Başarılı bir kadın kibirli değildir; o sadece kendi emeğinin ve vizyonunun farkındadır. Ve bu farkındalık, asıl "tehlike" değil, kurtuluşun ta kendisidir.
Uzun sözün kısası,hiç kimsenin o ışıl ışıl tarafınızı gölgelendirmesine izin vermeyin kız kardeşlerim. Biz birlikte çok güçlüyüz!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İrem SÖNMEZOĞLU
Modern Dünyanın Lilith'leri: Başarılı Kadınlar
Bu hafta, toplumun en derinlerinde saklı kalan, zaman zaman bir fısıltı zaman ise sağır edici bir gürültüye dönüşen o kadim soruyu masaya yatıralım: Başarılı bir kadın neden hala tehdit unsuru olarak algılanıyor?
Modern dünya, kadının her alanda var olmasını bir “kazanım” gibi pazarlarken, perde arkasında özgüvenli kadını “tehlikeli” gören kolektif bir defans mekanizması işlemeye devam ediyor.
Toplumun kodlarına işlenmiş olan “uyumlu ve sessiz kadın” imajı, kendi sesini bulan ve sınırlarını çizen kadınla karşılaştığında bir tür sarsıntı yaşıyor. Bir kadının ne istediğini bilmesi, bilgisini savunması ve kendi değerlerinin farkında olması, maalesef “özgüven” değil; kurulu bir düzene “başkaldırı” olarak değerlendiriliyor. Modern kadınların Lilith’i, günümüzde başarıyla ölçülüyor. Eğer sesinizi çıkarıyor, haksızlık karşısında isyan ediyor ve kendinizi ezdirmeyip başarıyı yakalamak için sağlıklı bir hırsla yolunuza devam eden bir kadınsanız, tebrikler! Toplumdan Lilith yaftası yediniz.
Gözlemlediğimiz en acı tablo ise soru soran kadınların maruz kaldığı "yumuşak" susturma taktikleri. Toplantı masalarında, meclis koridorlarında veya sosyal mecralarda; bir kadın sarsıcı bir soru sorduğunda ya sesi duyulmazdan geliniyor ya da sorusunun içeriği yerine "üslubu" tartışmaya açılıyor.
Bu, aslında profesyonel bir mobbing türüdür. Soru sormak, konfor alanlarını bozar. Konfor alanı bozulan eril tahakküm ise çözümü kadını "huzursuzluk çıkaran" ilan etmekte bulur. Susturulan her kadın, aslında toplumun o andaki gelişim potansiyelinin de köreltilmesidir.
Belki de en büyük haksızlık burada yapılıyor: Erkek liderlerde "kararlılık" ve "otorite" olarak alkışlanan duruş, başarılı bir kadında aniden "kibir" olarak yaftalanıyor. Güçlü bir kadının dik duruşu, birilerinin komplekslerini tetiklediği anda o kadın "ulaşılamaz, soğuk ve kibirli" ilan ediliveriyor.
Başarılı kadından rahatsız olunmasının temel sebebi, o kadının etrafına yaydığı ışıktır. Çünkü ışık, başkalarının yetersizliklerini, tembelliklerini ve o meşhur "kolektif gölgelerini" görünür kılar.
Bugün ihtiyacımız olan şey, kadınların başarılarını bir lütuf gibi karşılamak değil; onların başarısından korkmayan, bu gücü bir tehdit değil, bir "frekans yükselişi" olarak gören bir toplumsal bilinç inşasıdır. Başarılı bir kadın kibirli değildir; o sadece kendi emeğinin ve vizyonunun farkındadır. Ve bu farkındalık, asıl "tehlike" değil, kurtuluşun ta kendisidir.
Uzun sözün kısası,hiç kimsenin o ışıl ışıl tarafınızı gölgelendirmesine izin vermeyin kız kardeşlerim. Biz birlikte çok güçlüyüz!