Her sabah telefonlarımızı açıyor ve muhteşem hayatların sergilendiği bir vitrine düşüyoruz. En pürüzsüz ciltler, en mutlu anneler, en mükellef sofralar, en başarılı kariyerler, kusursuz tatil kareleri, paranın ve eğlencenin su gibi aktığı partiler... Sosyal medya, modern insanın yeni mabedi haline geldi. Ancak bu ışıltılı ekranların arkasında, her geçen gün büyüyen bir yetersizlik ve değersizlik duygusu geldi.
Peki sizce bilinçaltımız bu ışıltılı dünyadan nasıl etkileniyor?
Jung, dış dünyaya sunduğumuz maskeye "Persona" der. Persona gereklidir. Toplum içinde bir rol oynamamızı sağlar. Ancak, asıl tehlike kendimizi bu personanın altına gizlemekle başlıyor. Filtrelerin arkasına saklandıkça, kendi gerçekliğimizden utanır hale geldik. Bilinçaltımız, "Sadece bu mükemmel halinle sevilirsin." mesajını bir inanç olarak duvarlarına kazıyor. Peki sonuç? Maske düştüğünde yaşanan derin depresyon ve boşluk hissi...
Biz, kusur ve zayıflıklarımızı gölge yanımıza hapsettikçe, gölgemizi adeta bir canavar gibi büyütüyoruz. Başkasının mükemmel görünen hayatlarını, kendi gölgemizle olan bağı daha da koparıyor. Oysa insanı insan yapan şey mükemmelliği değil, bütünü ve dengesidir. Bütünlük ve denge ise hem ışığımızı hem de karanlığımızı kucaklamayı gerektirir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İrem SÖNMEZOĞLU
Modern İnsanın Yeni Mabedi: Sosyal Medya
Her sabah telefonlarımızı açıyor ve muhteşem hayatların sergilendiği bir vitrine düşüyoruz. En pürüzsüz ciltler, en mutlu anneler, en mükellef sofralar, en başarılı kariyerler, kusursuz tatil kareleri, paranın ve eğlencenin su gibi aktığı partiler... Sosyal medya, modern insanın yeni mabedi haline geldi. Ancak bu ışıltılı ekranların arkasında, her geçen gün büyüyen bir yetersizlik ve değersizlik duygusu geldi.
Peki sizce bilinçaltımız bu ışıltılı dünyadan nasıl etkileniyor?
Jung, dış dünyaya sunduğumuz maskeye "Persona" der. Persona gereklidir. Toplum içinde bir rol oynamamızı sağlar. Ancak, asıl tehlike kendimizi bu personanın altına gizlemekle başlıyor. Filtrelerin arkasına saklandıkça, kendi gerçekliğimizden utanır hale geldik. Bilinçaltımız, "Sadece bu mükemmel halinle sevilirsin." mesajını bir inanç olarak duvarlarına kazıyor. Peki sonuç? Maske düştüğünde yaşanan derin depresyon ve boşluk hissi...
Biz, kusur ve zayıflıklarımızı gölge yanımıza hapsettikçe, gölgemizi adeta bir canavar gibi büyütüyoruz. Başkasının mükemmel görünen hayatlarını, kendi gölgemizle olan bağı daha da koparıyor. Oysa insanı insan yapan şey mükemmelliği değil, bütünü ve dengesidir. Bütünlük ve denge ise hem ışığımızı hem de karanlığımızı kucaklamayı gerektirir.