SON DAKİKA
Hava Durumu

Susmak mı Daha Güçlü, Konuşmak mı?

Yazının Giriş Tarihi: 10.04.2026 09:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.04.2026 09:44

İnsan hayatı boyunca sayısız an yaşar; bazı anlarda kelimeler taşar içinden, bazı anlarda ise tek bir cümle bile kuramaz. İşte tam da bu noktada o eski soru belirir: Susmak mı daha güçlüdür, yoksa konuşmak mı?
Toplum genellikle konuşanı güçlü görür. Kendini ifade eden, sesini yükselten, hakkını savunan insan öne çıkar. Çünkü görünür olan odur. Söylenen sözler duyulur, alkış alır, karşılık bulur. Bu yüzden çoğu kişi konuşmayı bir güç göstergesi olarak kabul eder. Oysa her konuşma güç değildir. Bazen konuşmak, sadece içteki karmaşayı dışarı dökmektir. Bazen de susamamanın bir sonucudur.
Susmak ise çoğu zaman yanlış anlaşılır. Zayıflık, kabullenmişlik ya da korku olarak görülür. Oysa her susuş aynı değildir. Bazı suskunluklar vardır ki içinde fırtınalar taşır. Kırılmışlık, hayal kırıklığı, anlaşılmama hissi… Ama kişi konuşmaz. Çünkü bilir ki bazı şeyler anlatıldığında anlamını kaybeder. Bazı cümleler karşısındaki kişiye değil, sadece kendine zarar verir.
Asıl mesele, ne zaman susacağını ve ne zaman konuşacağını bilmektir. Çünkü kontrolsüz konuşmak kadar, gereksiz susmak da insanı zayıflatır. Haksızlığa uğradığında susmak, kendine yapılanı kabul etmek gibidir. Böyle bir suskunluk güç değil, kendini geri plana atmaktır. Ama her tartışmada kendini anlatmaya çalışmak da aynı şekilde yorar. Çünkü herkes anlamak için dinlemez; bazıları sadece cevap vermek için bekler.
Günümüzde insanlar daha çok konuşuyor ama daha az anlaşılıyor. Herkes kendini ifade etmeye çalışıyor, ama kimse gerçekten dinlemiyor. Bu yüzden konuşmak çoğu zaman bir yarışa dönüşüyor. Kim daha çok haklı, kim daha çok kendini savunacak… Oysa bazen en güçlü duruş, o yarışa hiç girmemektir.
Susmak, her zaman geri çekilmek değildir. Bazen kendini korumaktır. Gereksiz tartışmalardan uzak durmaktır. Herkese kendini anlatmak zorunda olmadığını bilmektir. İnsan, kendini bilen bir noktaya geldiğinde, her şeyi açıklama ihtiyacı da azalır. Çünkü herkesin anlayamayacağını kabul eder.
Ama susmak, duyguları bastırmak anlamına gelmemeli. İçine atılan her şey, zamanla birikir. Söylenmeyen cümleler, ifade edilmeyen duygular insanın içinde ağırlaşır. Bu yüzden doğru zamanda konuşmak da bir o kadar önemlidir. Kendi sınırlarını çizmek, kendini ifade etmek, “ben de varım” diyebilmek… İşte bu da gerçek bir güçtür.
Belki de güç, tek bir tarafta değildir. Ne tamamen susmakta, ne de sürekli konuşmakta… Güç, dengeyi kurabilmektedir. Kime, neyi, ne zaman söyleyeceğini bilmekte. Nerede geri çekileceğini, nerede duracağını anlayabilmekte.
Çünkü bazı insanlar vardır, ne söylersen söyle anlamaz. Onlara anlatmaya çalışmak sadece seni yorar. İşte orada susmak en güçlü cevaptır. Ama bazı anlar vardır ki susarsan, kendinden vazgeçmiş olursun. İşte orada konuşmak gerekir.
Sonuçta mesele şu: Her susan güçlü değildir, her konuşan da haklı değildir. Ama ne zaman susacağını ve ne zaman konuşacağını bilen insan, her zaman bir adım öndedir.
Ve belki de gerçek güç, sesi yükseltmekte değil; gerektiğinde sessiz kalabilmekte, gerektiğinde ise kendi sesini duyurabilmektedir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.